@aciltıp.com 2017

@aciltıp.com 2017

- Bölüm: Güncel
625
0

Acil Tıp 2017

‘Bana yalnızca iki soru sordu’

Stephen King, EĞLENCE PARKI

Önsöz

İnsan kendi mutluluğunun mimarıdır derler; ne kadar rutin dışı olursak o kadar hayatın içinde oluruz biz Acil Tıpçılar. Her gün yaşadığımız yeni bir deneyim bizi yaşamda çok diri kılar. Çok sözün yerine hızlı ve etkin kısa dokunuşlardır yaptıklarımız; işimizi tatil ahengiyle şenlendiririz. Ama yinede  yeni hayaller, yeni başlangıçlar, yeni yaşamlar, yeni umutlar bizi mutluluğa götürecek yoldur bazı zamanlar. Yeni bir yıl başlangıcı da hepimiz için yeni umut noktasıdır. Bugün yaşadığımız hayal kırıklıklarının yarınki hayallerimizi engellemesine izin vermeden nerede ne zaman başlarsak başlayalım 2018 yılına. Dünden öğrenip, bugün için yaşayıp yarın için umut ederek…
@aciltıp.com Prof. Dr. Hakan Topaçoğlu’na önsözü için teşekkür ediyor
Çizer Elif Tüfekçi

Uzm. Dr. Öncü Sancak

Kelimeler: Çağdaş Can
Kayıp ruhlar
Elma sesi, evet, doğru duydunuz, aslında tam olarak şöyle denilebilir, elmayı ısırırken çıkan ses, birlikteliğimizin özeti oldu. Sessiz evimde onunla birlikte yaşıyorum, aslında iyi biri olduğunu biliyorum ama elmayı ısırırken çıkardığı sese dayanamıyorum. Ses sanki duvarlara çarpıyor, koridorda dalgalanıyor, sonra tekrar kulaklarıma doluyor. Dün dayanamadım, söyledim, artık ısırma şu elmayı dedim. Ne mi yaptı, gözlerimin içine baktı ve dolaptan iki elma daha kaptı. Akşam arkadaşlarım gelecek, hayatı değerlendirmemiz gerekiyor. Biliyorum dedi, elinde elması ile gölgelerin içine gizlendi ve elmadan benzeri görülmemiş bir ısırık aldı.
Yavaş yavaş anlıyorum, bu ilişki elmadan çıkan ses gibi. Dayanamıyorum, elmanın ısırılma sesi beni çıldırtacak. Başka arkadaşlarım da elma ısırıyor yanımda, ama onun ısırışından çıkan ses bambaşka zarar veriyor kulağıma.
Evde sincap besliyor, ne zaman elmayı ısırsa hayvan bana doğru koşuyor, uzun tırnakları ile yüzümü tırmalıyor. Çaydanlık, tost makinesi, buzdolabı, hepsi evet hepsi elmanın ısırma sesini taklit ediyor. Sabah müzeye gitmek istedim, karşı koydu. Buraya kadar. Anlatmalıyım ona gerçekleri.
Uzm. Dr. Sıtkı Sarper Sağlam

Nöbettesin. Bu yazıyı okurken cevval bir ustanın gelip seni oradan çıkarmasını umuyorsun. Yanılıyorsun. Bazen tek başına olmayı öğrenmelisin küçüğüm. Öğürme sesi, kaslı bir hasta yakınının geniş omuzlarına çarpıp, yansıyor koridora. Temizliğin bitmesini beklerken bir hasta lavaboda düşüyor.
《Önce İnsan》anlayışlı olanlarınızı şöyle alalım. Rica ederim seviyeyi çok yükseltmeyelim, diyor makinist.
Papaz Eriği vakti geçiyor. Okumalar sakat bir baykuş gibi eringen. Gün dönüyor. Ve bir monolog aklına geldikçe migrenin azıyor…
Süpermen tek başınadır. Süpermen Süpermen olmamıştır, Süpermen olarak doğmuştur. Süpermen sabah uyandığında, Süpermendir… Clark Kent onun alter egosudur. Büyük kırmızı “s” li kiyafeti, henüz bir bebekken, kent ailesinin onu bulduğunda sarılı olduğu örtüdür. Giysisi odur. Kent’in taktığı gözlükler ve takım elbise ise Süpermen’in aramızda kaybolmak için giydiği kostümüdür. Clark Kent, Süpermen’in bizi nasıl gördüğüdür. Peki Clark Kent’in karakteri nasıl? Güçsüz, kendine güvensiz… korkak. Clark Kent, Süpermen’in tüm insan ırkı üzerindeki fikridir. Tıpkı beatrix kiddo ve mrs. tommy plumpton’daki gibi.
Uzm. Dr. Mehmet Can Girgin
Kelimeler: Çağdaş Can

Hızlı koştuğunu anladılar.
Fabrikadaki vidaları sıkmakla görevli, hafta sonları siyah bira içmeyi seviyor. Koşu hayatındaki ilk derecesini taburculuk sonrası acile dönüşte yaptı, akıllarda kaldı. Öylesine hızlı koştu ki Dünya’nın ekseni 7,5 derece değişti. Böylesine koşan cezalandırılmalı.
Patron onu kenara çekti. Geleneksel tornavida yarışlarına katılmasını istedi, bu koşuyu kesin kazanmalı, şeytan tepesine ilk ulaşmalı. O istemedi, işveren diretti, sonunda beklenen oldu, yarış hazırlıkları başladı.
Sabahları erken kalkıyor, saatlerce koşuyor, sonra fabrikaya gidiyordu. Her gün bu döngü tekrarlandı. İstediği kadar siyah bira içemedi, onunla yeterince görüşemedi. Hızlı koşmanın cezası bu mu olmalıydı. Taburcu edilmeseydi bunların hiçbirini yaşamak zorunda kalmazdı, o günü sevgisizce hatırladı.
Bu duyguları içinden atmalıydı. Hem başarılı olduğunu kanıtlamalı, hem de diğerlerine ders vermeliydi.
Yarış günü geldi çattı. Bakın, her taraf koşanlarla dolu. O en önde, yarışın sonuna kadar hem de. Bir dakika, ne oluyor öyle, yavaşladı, bitiş çizgisine bu kadar yaklaşmışken neden yavaşlamaya başladı, patronla göz göze geldi, bilerek sonuncu oldu, kazanacakken kaybetmeyi seçti.
Taburcu olan kendi isteği ile durdu.
Uzm. Dr. Özlem Akıncı Dikme
Bu yazıda A’dan Z’ye taburculuk kabusu okurken göğsünde oluşan baskı hissi acabalar… Kullanılmayan skorlama sistemleri, kısa anamnezler kısa muayeneler, dikkate alınmayan vitaller, tanıyı senin için kolaya hasta için ölüme yormalar… Rutininden çık her zaman kötüyü düşün, taburcu etmek kolay olandır ama hayata tutundurmak senin işin. Hayatında keşkelere yer olmasın.
Doç. Dr. Aslıhan Yürüktümen
Acil serviste bir Jedi iseniz ve verdiğiniz savaşta bir ışın kılıcına ihtiyacınız varsa ultrason elinizdeki en iyi seçenektir. Gerçek bir yol göstericidir. Bu farkındalıkla on yıl önce TATDUS olarak çıktığımız yolda, daha iyi kullanmaya, öğrenmek isteyene öğretmeye, bilgi kazanmaya ve kazandırmaya çalıştık. Son bir yıldır da daha fazla bilgiyi, daha kolay yolla; tatdus.org ile daha çok arkadaşımıza ulaştırıyoruz. Ultrason ile ilgili sorularınızın yanıtını buradan veya gezinmeyi seviyorsanız TATDUS’un sosyal medya hesaplarından bulabilirsiniz. Ziyaret edin, okuyun, katkı verin, önerin ve bizimle olun. Ama yine de “olur da görüşemezsek; iyi günler, iyi akşamlar ve iyi geceler”.
Prof. Dr. Özgür Karcıoğlu
Acil sağlık hizmetlerinin birbirinden zor çözüm bekleyen konularının içinde en nadide yer adli konulardır. Hasta veya yaralının tanısını en kısa zamanda ve hatasız koymak, aynı anda en ucuz ve havalı tedaviyi de başlamak zorunda olan acil tıpçı frontal lobunun hemen arkasında adli bir şeyi kaçırmama sorumluluğunu da taşır. Çeyrek yüzyıla yakındır içinde bulunduğum acil tıp uzmanlığında birbirimizi en fazla bıktırdığımız konunun devletin bu soğuk yüzü ile ilgili konular olması da rastlantı değildir. Bilimin gerektirdikleri ile gelenekler ve cemiyetin beklentilerinin en fazla çarpıştığı alan burasıdır. İlginç şekilde, bir tıp branşının işinin en büyük oranda diğer branş hekimlerine yaptırıldığı alan da adli tıptır. 17 milyonluk metropolde kan alkol düzeyi 10 günden önce görülemiyor, tox-screen bir bilim kurgu konusu, beta-hcg sonuçları ebeveynlere real-time servis ediliyor, yanında polis olmadan işkence kurbanı muayene etmek zor, ama ‘geçici’ adli rapor muayene sonrası kapıda bekleyen memurlara hemen verilecek öyle mi? Bizlerin de bir sınırı var mutlaka. Olmaya dert cihanda bir adli vaka gibi.
Prof. Dr. Erol Özmen
Sağlık hizmetlerinde iletişim sorunlarının en çok yaşandığı birimlerden birisi de verilen hizmetin doğası gereği acil servislerdir.
Ülkemizde iş yükü nedeniyle sağlık çalışanlarının fiziksel ve ruhsal olarak yorulduğu, yıldığı ve tükendiği sıklıkla gözlenmektedir. Bu da doğal olarak sağlık çalışanlarının iletişim performanslarını olumsuz etkilemektedir. Diğer yandan hasta ve hasta yakınlarının beklentilerinin var olan hizmet potansiyelini aşacak derecede yüksek ve gerçek dışı olması, duygu yönetiminde yetersiz ve başarısız olmaları var olan iletişim sorunlarını daha da zorlaştırmaktadır.
Fakat tüm bu olumsuz koşulların acil servislerde yaşanan iletişim sorunları konusunda hiçbir şey yapılamayacağı anlamına gelmemektedir.
Sağlık hizmetlerinde iletişim konusunda genel bilgi edinme yanında yaşanmış ya da kurgulanmış olgularda yaşanan ya da yaşanabilecek olan sorunların, sorunlarla ilgili neler yapıldığının ve çözümlerin acil servis çalışanları tarafından ele alınması gerekmektedir. Bu değerlendirmeler çalışılan ortamlarda ekip toplantılarında düzenli olarak yapılabileceği gibi sanal ortamlarda da yapılabilir.
Sanal ortamda bilgi paylaşımının ülkemizdeki en güzel örneklerinden birisi de Dr. Çağdaş Can tarafından oluşturulan aciltıp.com sitesidir. Dr. Çağdaş Can ‘Acilde İletişim Sorunları’ başlıklı doyasında çeşitli olgu örnekleri ile yaşanan ve yaşanabilecek olgularda neler yapılabileceği ile ilgili öneriler getirmektedir. Ayrıca bu dosya acillerde yaşanan sorunlar üzerinde düşünülmesine ve çözüm arayışı içine girilmesine katkı sağlayacak olması nedeniyle de çok değerlidir.
Dr. Çağdaş Can’ı hazırladığı ‘Acilde İletişim Sorunları’ dosyası ve çok beğendiğim aciltıp.com sitesi için kutluyorum.
Uzm. Dr. Özgür Karadeniz
– Hastalığım süresince bir çok şey oldu, doktorlarımla ilgili aklımda kalansa galiba bana nasıl davrandıkları ve nasıl hissettirdikleriydi.
– Meslek yaşamımın ilk yıllarında zor bir tanıyı yakaladığımda, karmaşık bir girişimi başarıyla uyguladığımda tatmin olurdum. Daha sonraları hastaların yaşamlarına ne kadar olumlu katkı sağladığımı önemser oldum.
Uzm. Dr. Ertan Elmas
Hayatta göreceğiniz iş ne olursa olsun, erdem olmayınca elde edeceğiniz her şeyin, yapacağınız her işin sonunda utanç ve kötülük vardır.
Uzm. Dr. Aytaç Bukıran

Acil servis hekimleri olarak zor bir bölümde çalışmaktayız. Görev esnasında çoğu kez vicdanımızın sesini dinliyor olsak da bu durum bizi bazen hukuki yönden sıkıntıya sokabilmektedir. Bu nedenle vicdanımızın sesine ek olarak yaptığımız işin hukuki sorumluluğunu da düşünmeli, en uygun kararı verecek şekilde hareket etmeliyiz. Acil serviste karşılaştığımız her vakanın aynı zamanda da bir adli vaka olabileceğini düşünmeli, böyle bir karar verilecekse de bu kararı önyargıdan uzak olarak, iyi bir anamnez, doğru bir fizik muayene ve gerekiyorsa ek tetkikler eşliğinde vermeli, gereksiz yere kimseyi adli sürecin içine dahil etmemeye özen gösterilmeliyiz. Gerçekten de adli bir olgu olduğunu düşündüğümüz vakalarda ise gereken adli süreci zaman kaybetmeden başlatarak adli bildirimde bulunmalıyız.
Özellikle 18 yaşının altındaki hastalar acil servise başvurduğunda şunu asla unutmamamız gerekir. Bu yaş grubu vakalar reşit olmadığı için kendileriyle ilgili her konuda velisinin bilgisi ve onayı gerekmektedir. Hukuken suçlu duruma düşmemek adına acil hekimi olarak buna çok dikkat etmeli, 18 yaş altındaki tüm hasta gruplarında velisine haber vermeli, hastaya uygulanacak her türlü işlem için kesinlikle velisinin yazılı onayı alınmalıdır.
Acil servis hekimleri tarihleri boyunca hep hastayı ilk karşılayan hekimler olmuşlardır fakat bu durum hastanın tüm sorumluluğunu sadece acil hekiminin alması gerektiği anlamına gelmemelidir. Gerektiğinde arada kaldığı tüm vakalarda ilgili branştan çekinmeden konsültasyon istemelidir. Arada kaldığı bir vakanın taburcu edildikten kısa bir süre sonra ex. olması durumunda hukuken ilk suçlanacak hekimin kendisi olduğunu asla unutmamalı, konsültasyon endikasyonu olan her vakada çekinmeden konsültasyonunu istemeli, bir başka branş hekiminin sorumluluğunu da sadece kendisi yüklenmemelidir.
Acil servislerde hasta/hasta yakını ile acil servis personeli arasında yaşanan tartışmaların çoğu aslında karşılıklı olarak doğru bir iletişiminin kurulamamasından kaynaklanmaktadır. Gerek hasta ve hasta yakınları gerekse de acil personeli karşısındakine kendisini anlatacak en uygun iletişim yöntemini seçerek doğru bir şekilde iletişim kurmuş olsa belki de oluşabilecek problemlerin çoğu daha başlamadan önlenecektir. Ek olarak tüm hastaların hastalıklarını bilmeye hakları vardır. Acil hekimi doğru iletişim tekniklerini kullanarak hastalığı hakkında gerekli bilgiyi hastasına vermek zorundadır. Hastalığını başkasının bilmesini istemeyen hastaların da bu kararlarına saygılı olunmalı, hasta istemedikçe bir başka şahıs ile bu bilgiler paylaşılmamalıdır.
Bazen acil servise gelen hastaların muayenesi esnasında şahsın intihar eğiliminde olduğunu sezinlemiş olabiliriz. Bu vakalara acil serviste psikiyatri konsültasyonu istenmesi bile çoğu kez bu hastaların intihara yönelmesinin önüne geçerek şahsın yaşama tutunmasına olanak sağlayacaktır. Bazen vakanın bir başkasına zarar vereceğini hissetmiş yada hastanın ağzından kendi kulaklarımızla bizzat duymuş olabiliriz. Bu durumu saklamamak ilgili makamlara bir şekilde böyle bir tehditin söz konusu olduğunu bildirmek karşı tarafın zarar görmemesi adına önemli ve gereklidir.
Uzm. Dr. Yasin Yıldız
Uzmanlık tecrübe gerektirir, tecrübe ise ademoğlunun hatalarına verdiği isimdir. Peki acil uzmanlığı bu işin neresindedir?
Nöbetin 20. saatinde, içeriye giren hastanın elindeki sıra fişine ilişiyor gözlerin, “635” yazıyor. Ağrıyan sırtına ve ara ara kapanmaya meyilli göz kapaklarına inat kalkıyorsun yerinden. Dilin o çok bilindik “Şikayetiniz nedir?” i sorarken, zaten birkaç saattir ağrımakta olan kafanda “Acaba o mide ağrısı olan orta yaş hastaya EKG çekse miydim?” tümcesi yankılanıyor.
Evet dostum, herkes hata yapabilir, ama acilciye bu hak pek de tanınmamıştır. İlk hata saflığın, sonrakiler ise suçun ürünüdür. Acil servisteki kimi hatalar, seni geri dönülemez rüya alemlerine alır götürüverir.
Aciller yoğun, o nedenle senin bilgin de yoğun olmalı. Bilgi güçtür ve paylaştıkça çoğalır.
Ve unutma:
“Hatalarımızdan ders çıkarmak akıllıca bir şeydir, başkalarının hatalarından ders çıkarmak ise daha akıllıca bir şeydir.” Hillel Segal
Uzm. Dr. Gülçim Saraçoğlu
Acil tıp hekimliği… Hem kalbimizin hem aklımızın yattığı bir şey yapıyoruz çoğumuz. Adına iş dedik, aslında aşk…Evlat olsa sevilmez diyeni de var tabi ?

Bu kadar dinamik bir ortamda çalışmanın güzel yanları olduğu kadar riskleri de var tabi ki; hata yapmak gibi… ‘’Tecrübe insanların hatalarına verdiği isimdir’’ demiş Oscar Wilde. Herkese hatalarının tecrübe olarak dönmesi ve bir daha tekrarlanmaması dileğiyle…

Uzm. Dr. Enes Güler
Sadece aşk adamlarının yapabileceği bir iştir Acil Tıp Hekimliği…Zira bu işi yapmak için ancak aşık olmak gerekir.
Yeri geldiğinde en yakınınızdakilerin dahi sizi anlayamadığı bir dünyada süperman’den daha çok iş yapmanız ve ondan daha çok hayat kurtarmanız beklenir.
Koridorlarda gürültü, muayene odasında uğultu, feryat, figan, kapı önlerinde yanıp sönen ambulans ışıkları, elinize tutuşturulmuş bilmem kaçıncı hastanın dosyası kısacası kaos, kriz ortamında bir de hata yapmamanız beklenir..
Oysa hep ne derlerdi ‘’insan hata yapa yapa öğrenir.’’ Bu klişenin çoğunlukla doğru olmadığı yerdir Acil Servis. Çünkü en ufak bir hata insan hayatına mâl olabilir. Dolayısıyla hata yapmadan öğrenmeye çalışmak için başkalarının hatalarından dersler çıkarmak ve yoğun bilgi birikimine sahip olmak gerekir.
İçinde bulunduğunuz ortamda en doğru kararlar alabilmeniz dileklerimle..
Prof. Dr. Mehtap Bulut
Doktor olmak, insanların sağlıkları ile ilgilenmek oldukça sorumluluk ve yük ister; ama acil tıp doktoru olmak, bazen dakikalar gibi kısıtlı bir zaman diliminde kısa sürede insan yaşamı veya ölümü arasındaki süreçte rol sahibi olmak ise dayanılmaz bir sorumluluk gerektirir. Bu hassas dengeyi hiç unutmadan acil servise başvuran her hastaya yaklaşırken şunlara dikkat etmeliyiz diye düşünüyorum;

  • Gözlem gücümüz yüksek olmalı ama hayal gücümüz değil.
  • Klinik şüphe hiçbir zaman bizden uzak olmamalı, en basit şikayetlerle gelen hastalarda bile.
  • Hemen kesin tanıyı koymak acil serviste her zaman mümkün olmayabilir ama hayatı tehdit eden ayırıcı tanıları bertaraf etmek önceliğimiz olmalı.

Uzm. Dr. Hasan Güneş

Kelimeler: Çağdaş Can

1799 öncesi savaş tipleri de neydi öyle. Yan yana dizilmiş eli silah tutan insanlar birbirlerine ateş ederlerdi. Tablodaki tek dikkat çekici nokta öndeki askerlerin diz çökmesi, arkadakilerin ise ayakta sallanması. Bu saçmalık almış başını gitmiş yıllarca, bir de neden bu kadar insan ölüyor savaşlarda diye düşünüp durmuşlar o yıllarda. İşte tam bu sırada ElmaTipi yazı bulunmuş. Yazılar ile sayıların ortak dili başlamış.
1815 sonrası ElmaTipi yazı çöldeki eğrelti otları gibi bir o yana bir bu yana savrulmuş beyaz sayfalarda, bunu herkes hatırlar. Kıta kıta zaferleri var kelimelerin, gel zaman git zaman nokta virgül olmuş; 13, 11’e dönüşmüş.
@aciltıp.com 44 hata serisinin fayda sağlamasını umuyor.
Çizer Kadir Küçükdemir
Uzm. Dr. Ferdi Akbulut

Acil servis bizim savaş alanımız ve EKG’de en önemli silahımızdır. Savaş alanında ölmek üzere olan bir hastamız miğferini giymiş bizden yardım bekliyor. Bakalım hastamızı kurtarabilecek miyiz?
Dr Çağdaş Can’a bize yeni bir bilgiyi aktardığı için içten teşekkürlerimi sunuyorum.
Kaynak
@aciltıp.com/2017

 
 
 
 
 

Cevap verin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.