Acil Tıp Doktorunun Vazgeçemediği 44 Hata (22/44)

Acil Tıp Doktorunun Vazgeçemediği 44 Hata (22/44)

- Bölüm: Dahili Aciller, Güncel
1015
0

D Tipi Doktorlardan Unutulmaz Hatalar

‘Bununla Brüksel komisyonu meşgul olmalı’

Der Spiegel

 Önsöz

Acil tıp hekimliği… Hem kalbimizin hem aklımızın yattığı bir şey yapıyoruz çoğumuz. Adına iş dedik, aslında aşk…Evlat olsa sevilmez diyeni de var tabi ?

Bu kadar dinamik bir ortamda çalışmanın güzel yanları olduğu kadar riskleri de var tabi ki; hata yapmak gibi… ‘’Tecrübe insanların hatalarına verdiği isimdir’’ demiş Oscar Wilde. Herkese hatalarının tecrübe olarak dönmesi ve bir daha tekrarlanmaması dileğiyle…

@aciltıp.com Gülçim Saraçoğlu’na önsözü için teşekkür ediyor
Hangi Doktor Karakterine Sahipsin
Önlüğüm tertemiz, saçlarım dümdüz, elbiselerim pürüzsüz, hastalar ile çok ciddi bir dille konuşurum, gayet kibarım, hayatla bağdaşık olamayacak kadar mükemmelim. Bu cümlelerin en az ikisine evet dersen, senin adın D tipi doktor olur: D tipi doktorlar saplantı zorlantı bozukluğu içine sıkışmıştır, hayatı kendi kuralları ile yaşar, minicik sorunları hemen dinazor ağırlığına ulaşır, hayatlarını duman eder, bu tipler hastalığını kontrol edebilirse başarılı olabilir, edemezse yok olur.

Tipik D Tipi Doktor
Bu yazıda D tipi doktorların yaptığı 11 hata kelimelendirildi.
 Nazik bir dile eşlik eden yumuşak ifadeler, yaptırımsız çağrışımlar ile dolu kelime seçimleri. Konsültanlar da haklı, zilin ne zaman çalacağı belli olmamakta, yerli yersiz sorgular telefon aracılığı ile yapılmakta, D tipi doktorları bilirsiniz, terbiyeden kırılacak, bu şartlar altında inandıramazsınız konsültanı, tabii ki nazik olunacak ama gerekli durumlarda tüm kaçış köşeleri kapatılacak konsültanın, net, sakin ve kararlı kelimeler gerek.
  Kolonoskopi sonrası hematokezya, olabilir, hem Coumadin kullanıyormuş, INR 2.7, maya tutmuş, elliyorsun batını, foşur four ses çıkarıyor, TATDUS aklına geldi, ultrasona başvuruyorsun, batında silme serbest/özgür sıvı, noldu noldu bu hastaya derken aklına kolonoskopi sonrası son derece nadir görülen komplikasyon geliyor, splenokolik ligament yırtığına bağlı dalak laserasyonu, her şey olur.
 20+ yıl deneyimi olan doktor var karşında, saygın bir kişilik, sepsis hastasına santral yol gerekiyor, üç kez denedin olmadı, konsültasyon istiyorsun, geldi işte, bir pelerine eksik, kolları sıvıyor, USG kılavuzluğunda internal juguler veni arıyor, buldu, kateter gönderildi, sütur bile atıldı, kontrol akciğer grafisi çekiliyor, allah allah, kateter acayip bir yerde duruyor, kan gazı gönderdin, P02 115, kötü oldu bu, santral arterdesin, çıkar çıkar diye bağırıyor hasta yakınları, o kadar kolay değil ki, kalp damar cerrahı gerek, demem o ki hepimiz hata yapabiliriz, 20+’lar bile.
 Kim demiş mutluluk satın alınamaz diye, bal gibi alınır efendim. Bir kere paranı yönetecek bir banka ile anlaşacaksın, asistanlık sonrası 2-5 yıl asistan gibi yaşayacaksın/tutumlu olmak anlamında, paranın yetmediğini almayacaksın, kredi kartları batağına batmayacaksın, kenarda havuz paran olacak ve işini sahipleneceksin, ekmek paran neticede, özgürlüğünü kazandırıyor sana, iki kuruş eksik ver bakalım bakkala, nasıl bakıyor yüzüne, bunları yaparsan mutluluk satın alınabilir. Bu saydıklarımız D tipi doktorlar için değil, risk almayı sevmez onlar, nadiren iflas ederler.
 B-HCG başımızın belası, göndersen bir türlü, göndermesen öteki türlü. Ben özetleyeyim sana. Bir kere güven aralığı yok bunun, esas olan takibi, katlanıyor mu mesela yukarı doğru, yoksa azalıyor mu aşağı doğru. Ultrasonun ektopik gebelik için manasız mı görsellendi, üşenme, hastanı kontrole çağır, dediğim gibi azalıyor mu artıyor mu, borsa gibi, 48 saatte 2 kat artış/azalış B-HCG için önemli.
 Ne negatif stres testi, ne EKG, EKO, hatta koroner anjiyografi, esas önemliyi söyleyeyim mi, evet, esas olan hasta tekrar mı geldi, taburcu edilen acile döndü mü göğüs ağrısı ile, her şey taburculuk kapısını gösterse de sen aldanma, negatif tetkiklere bel bağlama.
D Tipi Doktorların Karakter Analizi

Güçlü Yanları Zayıf Yanları
Disiplinli Asosyal
Çalışkan Olumsuz
Güvenilir Bencil
Sistematik Duygusal künt

 Çocuk bu, 2 yaşında, düşer tabii, öyle büyürler, hangimiz ranzadan düşmedik ki, yaklaşık 1.5 metre, kafada elma gibi şişliği var, sen hemen tomografi istedin, normal, 2 saat takip ettin, normal her şey, kafa travması önerileri ile eve gönderdin, halen her şey normal, hayret dedin, bugün darp bile edilmedim diye düşünüp mutlu olayım derken ambulansın acı sesini duyuyorsun, taburcu ettiğin çocuk, solunum arresti, kontrol tomo şiftli subdural hematomu gösteriyor, hayır azizim sen kabahatli değilsin, klinisyenliğin uzun kuyruklu şeytanları ile tanış, önlenemezleriyle.
 Bir dakika ya, sen kim oluyorsun diyor hasta, baktık bizi ekliyor yakını, kime sordunuz ki, ben doktorum, anlarım bu işlerden diyorsun, onlar google google diyerek öksürüyorlar, deride döküntüsü var vatandaşın, internet araması sorununu çoktan çözmüş, dekort yapılmalıymış, hem de 7.5 mg, sen durun etmeyin, ilaç reaksiyonu bu, tek yapmanız gereken yuttuğunuz antibiyotiği yutmamak diyorsun, hayır asla dedi, yapın istediğimi, yoksa bildiririm seni.
 Yavaş ventrikül yanıtlı atriyal fibrilasyonu (AF) var, sen çantasını boşalttın hastanın, ilaçlarına bakıyorsun, açıklayacak bir şey bulamadın, koroner tıkaç olabilir mi diyerek göğüs ağrısını sorguluyorsun, hayır göğüs ağrısı da yok, kontrol troponin normal, yasa dışı madde de almamış, fena sinirlendin, hasta giderek kötüleşiyor, biliyorum unutmuş olabilirsin ama hiperpotasemi bazen sadece kalbi yavaşlatır, adamı yeni tanı yavaş AF yapar, unutma lütfen.
 Taraf tutma, hastalıklardan birine daha çok sevgi gösterme, veya şöyle diyelim, demirlenmiş önyargılarını, yanlı tutumunu sök içinden, boğaz ağrısı/kuruması var bu sefer karşındakinin, tonsillofarenjit tanısı bulutlardan süzüldü bile, D tipi doktor bu, artık tanıyı koydu, saplandı kaldı oraya, asla değişmeyecek yaklaşımı, sürekli su içmek istediğini söylüyor hasta, sen, içince rahatlıyor musun diye anlamsız bir soru soruyorsun, bu sefer de psikojenik polidipsi tanısına saplandı D tipi, illa bir yere takılacak ya, hastanın karın ağrısı başladı, kusuyor şimdi de, kan şekerine bakmak aklına gelseydi, gelmedi, diyabetik ketoasidoz ile tanışırdın, tanılar dinamiktir, değişen veriler ile kararlar güncellenmelidir sayın D.
 Bilirkişi seni Q3T3 ile suçlayamaz, pulmoner emboli tanısızlığını sorgulayamaz, neden mi, S1Q3T3 bile sadece %20 hastada görülür de ondan, hele hele Q3T3 ile karşına çıkarsa mahkeme, elinin tersi ile itiver mercileri, bu kadar da olmaz ki, atipik başvuru ve tek yarım kanıt ile size geliyorlarsa siz de onlara gidin. Kanıtların geçerliliğidir bizi bağlayan, çorak topraklarda yaşayan baykuşlar değil.
Kuzey Işıkları
Dean E. Aqua seafoam shame. USMLE 2017;4:12-22
 

Dr Çağdaş Can, Merkezefendi Devlet Hastanesi, Acil Tıp, Manisa


 

Cevap verin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.