Acilde malpraktis
Zaman baskısı, bilgi eksikliği ve belirsizlik. Acil tıp için en az altı tane daha sayabilirim.
Bu zorlu hayat şartları altında hekimleri tıbbi krizler kadar hukuki tehditler de bekler. Bu şartlar altında yaşama bir şekilde tutunmayı öğrenmemiz gerekiyor.
Herkes için mutluluk var ama bu belirsiz mutluluk nerede bulunuyor?
Bizi zor durumda bırakan salt bilgi eksikliği mi, yoksa hastayla kurulan iletişimin kopuk olması veya klinik karar verme sürecinin kâğıda doğru dökülememesi mi?
Peki, yasal mayınlarla dolu bu arazide kendimizi nasıl koruyabiliriz?
Geriye Dönük Önyargı
- Acil tıp hekimi, henüz tanısı netleşmemiş hastalara bakar ve kısıtlı verilerle en ölümcül senaryoları dışlamaya odaklanır. Ancak bir malpraktis davasında jüri ve bilirkişiler, hastanın nihai tanısını çoktan bilmektedir.
- Asimetrik mücadele o andan itibaren başlamıştır.
- Bilirkişiler olayı sondan başa doğru kurgular. Diğer bir deyişle acil servisin belirsizliği ile mahkeme salonunun kesinliği arasındaki bu asenkron tını, o anki makul kararların yıllar sonra ihmal gibi gösterilmesine neden olur. Bitmedi, bu eğri gerçek sebebiyle (tıbbi kılavuzların mahkemelerde mutlak yasa gibi sunulması), hekimleri dava korkusuyla her hastadan gereksiz testler istemeye iter.
- Bu duruma bir ad bile bulmuşlar: Defansif tıp.
- Bu sarmal çok ayaklı bir ahtapot gibi çalışır. Örneğin hastaları faydasız radyasyona maruz bırakır, sağlık maliyetleri katlandırır.
- Bu bilgiler ışığında rahatça şöyle diyebiliriz. Her basit ihmal ağır suç kapsamı altında değerlendirilmemelidir.
Peki ya her geri dönüş bir hata mıdır?
- Taburcu edilen hastanın kısa süre sonra beklenmedik şekilde kötüleşerek acile geri dönmesi, literatürde Bounceback/geri dönüş/taburcu etsen de dönecekler olarak adlandırılır.
- Peki, her geri dönüş bir malpraktis midir?
- Kesinlikle hayır!
- Araştırmalara göre çoğu bounceback vakası, hastalığın doğal seyri, hastanın sosyal imkânsızlıkları veya tedaviye uyumsuzluktan kaynaklanır. Hekimleri asıl tehlikeye atan şey, dava korkusuyla her şüpheli hastayı hastaneye yatırma refleksidir. Gereksiz yatışlar, tıbbi hata ve hastane içi enfeksiyon riskini artırır. Başarılı bir risk yönetimi herkesi yatırmak değil; doğru risk analizi yapmak ve hastayı anormal vital bulgularla (örneğin düşmeyen ateş, taşikardi veya sınırda oksijen) dosyaya mantıklı bir açıklama yazmadan taburcu etmemektir.
- Hastayı ikinci kez gören hekimin, ilk hekimin tanısına körü körüne inanması da en büyük yasal tuzaklardan biridir.
Mahkemedeki Tek Dostumuz: Kusursuz Tıbbi Kayıtlar
Elektronik tıbbi kayıtlardaki kopyala-yapıştır şablonları büyük bir yasal risktir. Tek tuşla nörolojik muayene normaldir seçeneğini işaretlediğiniz bir dosyada, hemşire notunda hastanın ajite olduğu yazıyorsa, mahkeme önündeki inandırıcılığınız anında biter.
O zaman yapılması gerekenler:
Zihinsel Sürecinizi Belgeleyin: Aklınızdan geçen ve muayene ile elediğiniz kötü senaryoları dosyaya açıkça yazmazsanız, hukuk gözünde o ihtimalleri hiç düşünmemiş sayılırsınız. Yazılmamışsa yapılmamıştır deniliyorsa yazılmışsa yapılmıştır denilmelidir.
Net Taburculuk Talimatları Verin: Hastaya şikayetleriniz artarsa gelin gibi bulanık ifadeler yerine, 24 saat içinde ateşiniz düşmezse tekrar başvurun gibi zamana ve sayıya spesifik, tıbbi kısaltmalardan uzak (hastanın anlayacağı dilde) talimatlar verilmelidir.
Bilgilendirilmiş Red Sürecini Yönetin: Tedaviyi kendi isteğiyle reddeden hastalara tehlikeleri yuvarlak kelimelerle anlatmak yetmez. Hastanın karar verme kapasitesinin tam olduğunu not edip; uzuv kaybı, kalıcı felç veya ölüm gibi spesifik riskleri anlattığınızı (örn; masif SVO ile aylarca entübe kalabilirsiniz-trakeostomi açılacak, yutamayacaksınız-PEG gerekecek, KBY hastası olacaksınız-kalıcı diyalizle yaşayacaksınız) şahitler eşliğinde belgeleyin.
Hukuki kaygılarla felç olmak yerine, analitik düşünceyi seçebilir, kanıta dayalı tıbbı ve sarsılmaz bir belgeleme stratejisini birleştirerek güçlü bir yasal kalkan kurmayı öğrenebiliriz.
Zırh
van Sassen, J., et al. (2024). “Using case vignettes to study the presence of outcome, hindsight, and implicit bias in Emergency Department decision-making and care quality assessment.” European Journal of Emergency Medicine, 31(4), 272-279.
Dr Çağdaş Can, Merkezefendi Devlet Hastanesi, Acil Tıp, Manisa











