Salisilat Zehirlenmesi

Salisilat Zehirlenmesi

- Bölüm: Toksikoloji
6821
2
@AYDIN SARIHAN
aspirinaspirin

Aspirin (Salisilat) Zehirlenmesi

En sık kullanılan salisilat türevi asetilsalisilik asitdir. Sodyum salisilat ve topikal metil salisilat türevleri ise daha seyrek kullanılır. Tüm salisilat türevleri bir kezde yüksek dozda alındığında akut, uzun süreli yüksek dozda kullanıldığında kronik zehirlenmeye neden olur.
Toksik Etki Mekanizması ve Klinik Yansıması:

Mekanizma Klinik yansıma
Solunum merkezinin uyarılması Solunumsal alkaloz Böbrekten bikarbonat atılmasında artış Fark edilmeyen sıvı kaybında artış
Oksidatif fosforilasyon zincirinde bozulma Metabolik asidoz Isı üretimi ve sıvı kaybında artış Hipoglisemi
Trikarboksilik asit döngüsünün baskılanması Metabolik asidoz
Amino asit metabolizmasının baskılanması Metabolik asidoz
Glikoneojenezin artması Hiperglisemi
Yağ metabolizmasının artması Metabolik asidoz
Akciğerde kılcaldamar geçirgenliğinin artması Akciğer ödemi
Trombosit işlevlerinde bozulma Protrombin zamanında uzama

Salisilat zehirlenmesinin belirti ve bulguları sindirim kanalının iritasyonu, solunum merkezinin uyarılması, metabolizma hızının artması, karbonhidrat ve yağ metabolizması ile hemostazın bozulması sonucu oluşur.Acil Tıp_11

Toksik Doz

Kısa süre içinde 150-300 mg/kg alındığında hafif ya da orta, 300 mg/kg’dan çok alındığında ciddi zehirlenmeye neden olur. Kronik zehirlenme 100 mg/kg/gün’den yüksek salisilat iki günden uzun süreyle alındığında ortaya çıkar.

Belirti ve Bulgular:

Zehirlenmenin derecesi Hafif /orta (150-300 mg/kg): Hipertermi, kulak çınlaması, sağırlık, bulantı, kusma, dehidratasyon, takipne, letarji ile birlikte şiddetli hiperpne, uyarılabilirlikte artma, solunumsal alkaloz, metabolik asidoz, konvülsiyon ve koma
Zehirlenmenin derecesi Ciddi:Şiddetli hiperpne, konvülsiyon, koma, ensefalopati, beyin ödemi, ritim bozukluğu, akciğer ödemi, asidoz, pıhtılaşma bozukluğu, kan basıncında düşme

Kronik salisilat zehirlenmesinde (salisilizm) bulantı, kusma, kulak çınlaması, dalgınlık, takipne, hipertermi, dehidratasyon, akciğer ve beyin ödemi, akut böbrek yetmezliği gibi özgül olmayan belirti ve bulgular görülür. Bu nedenle tanı koymak zordur.

Tanı

Kısa sürede aşırı dozda ilaç alma öyküsüne eşlik eden tipik belirti ve bulgularla kolayca tanı konur. Yüksek dozda ilaç alma öyküsü yoksa, nörolojik belirti ve bulgularla birlikte kan gazları ölçümünde karma asit baz denge bozukluğu (solunumsal alkaloz, metabolik asidoz) salisilat zehirlenmesini düşündürür. Küçük çocuklarda metabolik asidoz sıktır.
Olanak varsa serum salisilat düzeyi ölçülür. Akut olarak alındığında serum salisilat düzeyinin 90-100 mg/dL (6,6-7,3 mmol/L)’den yüksek olması ciddi zehirlenmeyi gösterir. Enterik kaplı tabletlerin alınması ya da yutulan tabletlerin sindirim kanalında kitle oluşturması ilacın emilimini geciktirebilir. Bu durumda serum salisilat düzeyi birkaç saat aralıklarla ölçülmelidir. Kronik zehirlenmede serum salisilat düzeyi 60 mg/dL’nin üzerinde ise metabolik asidoz ve bilinç değişiklikleri ortaya çıkabilir.

Diğer Laboratuvar İncelemeleri

Olanak varsa sıvı elektrolit dengesizliğinin saptanması için serum sodyum, potasyum, klor, kalsiyum düzeyleri, asit baz denge bozukluklarının saptanması için kan gazları ölçülür. Çocuklar ve alkoliklerde hipoglisemi görülür. Ciddi zehirlenmede karaciğer ve böbrek işlev testleri (ALT, AST, BUN, kreatinin) ölçülmelidir. Akciğer ödemi akciğer grafisi ile tanınır. İdrar alkalileştiriliyorsa idrar pH’sı ölçülür.

Tedavi

  • Gerekliyse temel ve ileri yaşam desteği verilir . Enterik kaplı olmayan asetilsalisilik asit tabletlerinin ağız yoluyla yüksek dozda alınmasıyla zehirlenme belirtilerinin başlaması 12 saate dek, enterik kaplı olanlarda 24 saate dek gecikebilir. Bu nedenle, ağız yoluyla yüksek dozda enterik kaplı olmayan asetilsalisilik asit alma öyküsü olan, belirti ve bulgusu olmayan hastalar 12 saat, enterik kaplı tablet alanlarsa 24 saat gözlenmelidir.
  • Metabolik asidoz (kan pH< 7,25) varsa sodyum bikarbonat (% 8,4’lük 1 mEq/ mL çözeltisinden 1-1,5 mEq/kg) ilk verilecek sıvıya eklenmelidir.
  • Dehidratasyon varsa 10-20 mL/kg/saat hızında % 0,9’luk sodyum klorür 1-2 mL/kg/saat idrar çıkışı gözleninceye dek uygulanır. Aşırı sıvı yüklenmesi akciğer ödemine yol açar.
  • Serum potasyum ve kreatinin düzeylerine bakılarak potasyum verilmelidir. İdrarın alkalileştirilmesi sırasında hipopotasemi riski artar. Ciddi hipopotasemide yetişkinde 10 mEq/saat (en fazla 40 mEq/L yoğunlukta, 24 saatte 200 mEq potasyum) ven içine infüzyonla verilmelidir. Çocuklarda 30 mEq/L aşılmamalıdır. Anürik hastalara potasyum verilmemelidir.
  • Hipoglisemi varsa ven içine yetişkinde % 30’luk dekstroz çözeltisinden 80 mL, % 50’lik dekstroz çözeltisinden 50 mL, çocuklara % 10’luk dekstroz çözeltisinden 2,5-5 mL/kg ya da % 20’lik dekstrozdan 2-4 mL/kg verilir.
  • Hipertermi varsa soğuk uygulanır.
    • Konvülsiyonların tedavisinde ilk seçenek benzodiazepinlerdir. Diazepam ven içine yetişkinde 5-10 mg, en çok 30 mg; çocukta 5 yaşın altında 0,1-0,3 mg/kg, 5 yaşın üstünde 1-2 mg, en çok 10 mg verilir. Diğer seçenek midazolam (ven içine 0,1-0,2 mg/kg)’dır.

Özgül antidotu yoktur.
Arındırma işlemleri: Hasta kusturulmaz. İlaç toksik dozda alınmışsa ve/veya zehirlenme bulguları varsa zehirlenmeyi izleyen 1 saat içinde mide yıkanır yapılır, aktif kömür uygulanır .
İdrarın alkalileştirilmesi: Yetişkinde % 8,4’lük sodyum bikarbonat çözeltisinden 225 mL (10 mL’lik ampullerden 23 ampul), çocukta ise 25 mL ven içine 1 saatte verilir. İdrar pH’sı, kan potasyum düzeyi, kan pH’sı, serum salisilat düzeyi ve santral venöz basınç saatte bir kontrol edilir. Sodyum bikarbonat idrar pH’sı 7,5-8,5 arasında kalacak, kan pH’sı 7,4’ü geçmeyecek biçimde verilir. Sıvı yüklenmesine bağlı akciğer ödemi en önemli istenmeyen etkidir.
Hemodiyaliz: Aşağıdaki durumlardan herbirinde hemodiyaliz yapılmalıdır:

  • Akut zehirlenmede serum salisilat düzeyi 100 mg/dL’nin üzerindeyse,
  • Kronik zehirlenmede serum salisilat düzeyi 60 mg/dL’nin üzerinde ve bilinç değişiklikleri, asidoz varsa,
  • Tedaviye dirençli asidoz varsa,
  • Böbrek yetmezliği varsa,
  • Konjestif kalp yetmezliği varsa,
  • Akut akciğer yetmezliği varsa,
  • Tedaviye dirençli merkezi sinir sistemi bozuklukları varsa.

aspirin
 
Yönetim:
Serum salisilat düzeyi ve kan gazlarının ölçülemediği ciddi salisilat zehirlenmesinde, hemodiyaliz gerekliyse hasta yoğun bakım şartlarında izlenmelidir.
 
 

Kaynaklar
  1. Krenzelok EP, Kerr F, Proudfoot AT. Salicylate Toxicity. In: Haddad LM, Shannon MW,WinchesterJF, eds. Clinical Management of Poisoning and Drug Overdose. 3th edition, Philadelphia, WB Saunders Company, 1998:675-687.
  2. Yip L, Dart RC. Salicylates. In: Tintinalli JE, Kelen GD, Stapczynski JS, eds. Emergency Medicine: A Comprehensive Study Guide, 5th edition, NewYork, McGraw-Hill, 2000:1121-1125.
  3. Editorial Staff: Salicylates (Management/Treatment Protocol). In: Klasco RK (Ed): POISINDEX® System. Thomson Micromedex,Greenwood Village,Colorado(Vol 125, expires 9/2005).
  4. Proudfoot AT, Krenzelok EP, Vale JA. Position Paper on Urine Alkalinization. J Toxicol Clin Toxicol 2004;42(1):1-26. Review.

2 Comments

  1. Aspirin için yapılmış kapsamlı bir çalışma yoktur. Aspirin 500 mg Nonsteroid antiinflamatuar ilaç grubunda olduğu için genel olarak böbrek hasarı yapabilir denilse de bildirilmiş bir ayrıntılı bir vaka yoktur. Literatürde sadecetoksik doz aspirin verilen fare çalışmalarında böbrek hasarı yapabilir diyor. Özetle böyle bir hasar beklenmiyor görülürse bildirilecek ilk vaka olabilir.

  2. Merhaba Hocam, Sağlık amaçlı hergün 0.5 gr asprin kullanmak 2 ya da 3 ayda böbrekleri bozar mı?

Yorumlara kapalı