Antarktika'ya Yolculuk

Antarktika'ya Yolculuk

- Bölüm: Hastane Öncesi Tıp
1845
Antarktika'ya Yolculuk için yorumlar kapalı

Hipotermi

‘Anlatmam gereken gerçeklerden kaçınılmaz olarak kuşku duyulacak’
H.P. Lovecraft, DELİLİĞİN DAĞLARINDA

At-the-Mountains-of-Madness_-by-H_P

Özet: Dağ soğuğu hastalıkları büyüteç altına alındı. Diyabet, yükseklik hastalığı, hipertansiyon, göz kuruluğu, hipovolemi, apandisit, konstipasyon ve psikoz vurgulandı.

Titreme

Geriye dönüp baktığımda anlatıklarıma kimsenin inanmadığını anlıyorum. Dikkatle dinleyenlerin bile. Ama tümü gerçekti, orda olmak lazım, başka türlü çok zor dostum. Tüm yolculuk, yarattığı atmosfer ve hissedilenler. Sosyallikten kopuş, doğanın baskısı hepsi bir arada, insan tek başına.
Konuşmalar
A: Evet, geleneksel Antarktika yolculuğumuza hoş geldiniz. Gördüğüm kadarıyla geçen sene sizden bir şey almamış. Ekibe böyle sağlıklılar gerek. Kaç kişiyiz bir, iki, üç, tamam, yirmi altı. Hazırız, yolculuk başlasın.
Çalışmada 27-59 yaş arası 26 kişi geleneksel soğuk yolculuğuna çıkıyor. Bir yıllık Antarktika kalışlarında başlarına gelen hastalıklar cümlelendiriliyor. Doksan üç çeşit hastalığın pençesinde soğuk terler döküyorlar.
1.Ay
B: Bazen sorguluyorum, niye katıldım bu yolculuğa diye. Çocuğum yeni doğdu, yalnız bıraktım hanımla. Senin diyabetin de yok. Rahat rahat kal soğukta. Hem dün farkettim, şekerim yükselip duruyor.
Oral antidiyabetik alanlar ilaç dozlarını yükseltiyor. Soğuk stresi kan şekeri düzenini bozuyor, bazılar insüline geçiyor.
3.Ay
C: Sana da oluyor mu, zaman algım yamuluyor sanki. Dün daha hızlı geçti ama bir dakika bazen gün gibi. Saate bakıyorum saniyeler geriye gidiyor ama ben giderek yaşlanıyorum. Ekipte tanımadıklarım var, ordaki kim mesela tanımıyorum. Dün ne oldu dinle. Karların içinde bir ev gördüm, yanıyor. Yaklaşmak istiyorum, benden uzaklaşıyor. Eve iyicene yaklaştım ama sonra farkettim aslında yanan benim evim.
Çalışma grubundaki iki kişide yüksek irtifa beyin ödemi görülüyor, hipoksik beyin hücreleri suyunu bırakıyor. Helikopteri bu hastaya çağıralım.
6.Ay
D: Ensemle aram iyiydi, ta ki bu yolculuğa kadar. Ara ara çarpımtım oluyor, nefes darlığım eşlik ediyor. Tansiyonum yükseldi dostum, düşmüyor.
Tek antihipertansif kullananlar yanına bir tane daha ekliyor, tansiyonlar ancak düşüyor, soğuk tansiyonu besliyor.
7.Ay
E: Niye mi kapattım gözümü çünkü batıyor, sanki içine kum serpiştiriliyor. Görmem mi, görmemde bir şey yok da, rahatsız ediyor. Kardan olmasın bu, yansıtıyor ya ışığı. Yoo, gözlük kullanıyorum ama gözlerim kırmızı, kıpkırmızı yine de.
Dört Antarktika sakininde göz kuruluğu görülüyor, görme bakıları normal. Doğal göz damlaları devreye giriyor, kar gözlüklerinin koyuluğu bir tık daha arttırılıyor.

mountain

8.Ay
F: Durun millet, benim başım dönüyor. Konversif mi, ne konversifi, başım dönüyor işte. Tut bakalım kolumdan. Nedir bu. Ne zaman mı oluyor, özellikle ayağa kalkınca. Yavaş ayağa kalkayım, siz de yavaş gidin.
Bir tanesinde postural hipotansiyon gelişiyor, bir miktar sedyede yatıyor. Yavaş ayağa kalkması öğütleniyor, düşerse sağını solunu yaralamasın diye çevresine yastıklar koyuluyor. Soğuk diürez vücut sıvısının çoğunu kara bırakıyor, damar içi suyunu koruyamıyor. Sadece sıcak değil soğuk hava da suyu istiyor.
9.Ay
G: Yemek mi, hiç iştahım yok, ateşim var, karnım ağrıyor. Özellikle sağ taraf, evet kustum. İlk önce iştahsızlık, kusma, sonra ateş, giderek ağrı sağa öbeklendi. Apandisit, hadi canım. Hem kim yapacak benim ameliyatımı.
İki tanesinde akut apandisit gelişiyor. Sefotaksim, metronidozol ve gentamisin intravenöz yoldan 3 gün uygulanıyor sonra oral amoksisilin-klavulanat, seknidazol 5 gün. Rus doktorlara haber ediliyor, ameliyata hazır olsunlar diye. Ama antibiyotikler işe yarıyor ve apandisitler kurutuluyor.
11.Ay
L: Benim de karnım ağrıyor ama G’ninki gibi değil. Evet, lifli yiyorum, olmuyor. Daha önce ameliyat mı, yanından geçmedim.
Çoğu konstipe. Soğuk, peristaltizmi kış uykusuna yatırıyor. Taze, lifli gıda tüketmeme, kurutulmuş yemekler ve soğuk sebepli tuvalet alışkanlığının aksaması çıkmazın nedeni oluyor.
12.Ay
Z: Uyku yok, keyif yok, iştah yok. Daha sayayım mı. Artık konuşmak bile istemiyorum. Bu geleneksel 1 yıl kalışlarını da artık saçma buluyorum. Hem aramızda kalsın, içimizden bazıları Rus ajanı. Cerrahlarla neden konuştular biliyor musun. Hayır, hayır, çok safsın be. Yerimizi bildiriyorlar. Gelip bizi sonsuz buz gölüne atacaklar ve çatlamasını bekleyecekler.
Çalışma grubundaki üç kişi gerçeklikten farklı tonlarda kopuyor. Tedavi başlanıyor, bir tanesinin tedavisine eve dönünce de devam ediliyor.

Yüksek

Uyarı eksikliği, yükseklik, yalnızlık, soğuk. Çevresel baskı her yerde kendini hissettiriyor. Doğa aslında bizi istemiyor, sadece idare ediyor.
Ayın Soğuk Tarafı
Bhatia A, Pal R. Morbidity pattern of the 27th Indian Scientific Expedition to Antarctica. Wilderness Environ Med 2012;23:231-38.
 

Dr Çağdaş Can, Merkezefendi Devlet Hastanesi, Acil Tıp, Manisa

cagdas ice

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
U
Uykuya dalarken tekrar kendime geliyorum. Nefesim yetmiyor, derin iç çekmeler oluyor. Basınç etkisini göstermeye başladı. Artık yüzeye çıkma vakti. Süre unutuldu. Tümü eridi. Yardımsız. Ölü alandasın, yürürken yatıyor gibisin. Kısa sürede bitebilecek bir iş ama saatler alabiliyor. Artık hiç keyif yok, tamamen kasvet. Söylenenler anlaşılmıyor, bazıları tamamen çözüldü, ben son kalanım. Tutunmaya devam ediyorum.